
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 721 |
Gençliinde Fransz kültürünün ve Marksizmin tesirinde kalan ve sonra “Osmanl irfan” önünde diz çöken âmâ üstad Cemil Meriç’e göre Osmanl Türk devletinin cihat ve fetih hareketi medeniyet hamlesidir. Fethettii ülkelere kültür ve medeniyet hazinesini götürür. Medeniyetinin muhteem çalarnda Osmanl, Avrupa medeniyetine maruz kalmyor, fethediyordu. (Umrandan Uygarla, s.54)
“SLÂM MEDENYETTEN DOMU BR KUVVETTR”
Medeniyet bahsinde Batc aydnlar gibi â’raf’ta deildir; slâm medeniyetine fikren ve gönülden baldr. Ona göre, slâm kuvvetten domu bir medeniyet deil, medeniyetten domu bir kuvvettir. O muhteem medeniyetin gücü kaba kuvvet deildi. rfand, tekilâtt, nizamd. slâm medeniyetinde ruh ile dima, fazilet ile terakki, mânevî kudretle maddî umrân yan yan yanadr. slâm’n Semerkand’da, Buhara’da, am’da, Badat’ta, Konya’da, stanbul’da, Kahire’de, Endülüs’te, Kurtuba’da meydana getirdii medeniyetler ortaça karanl içindeki insanln ümidiydi. Bütün medeniyetler slâm medeniyetine borçludur. Ulat her yerde zulmü ortadan kaldrp beldeleri, memleketleri umrân ve adâletle enlendirmi. Fâtih’in Semaniye, Kanunî’nin Süleymaniye medreseleri medeniyetin âhitleriydi. Süleymaniye’nin kubbesi, Mohaç’tan daha muazzam bir zaferdi. Loncalar, kervansaraylar, ifahâneleri ve sebilleriyle milleti yaatan vakf müessesesi bal bana bir medeniyet hârikasdr. (Sosyoloji Notlar ve Konferanslar, s.184)
“SLÂM MEDENYET ORTAÇA KARANLIINI AYDINLATTI”
Ona göre, Osmanl slâm medeniyeti yekpâre bir bütündür. Hicret'ten bu yana çeitli ikbâl ve idbâr devirleri yaam, fakat aslî cevherini büyük bir titizlikle korumutur. slâm medeniyetinin dayand mukaddes kitaplar milyonlarca insann yoluna k serpmi ve serpmektedir. slâm’n ‘Muhit’ ül Maarif’i Kur'an- Kerim ile Hadis-i eriflerdir. (Ik Dou’dan Gelir, s.32) Türk slâm medeniyetini küçük görüp kötüleyen, kafas ve kalbiyle Avrupal olmaya çalan aydnlar müstarib ve taklitçidir. Medeniyeti Avrupa’da arayan, Avrupa’yla ayniletiren Batclarmz, yâni mustaripler Türk kimliini, medeniyet kimliimizi inkâr etse de Batllarn gözünde biz düman bir medeniyetiz. Bu ülkenin bütün rklarn tek rk, tek kalp, tek insan hâline getiren slâmiyettir. Biyolojik deil, moral bir vahdettir bu; yâni vahdetlerin en büyüü, en mukaddesi. slâm medeniyeti tek bana ortaça karanln aydnlatt. Tarihte hiç bir insan topluluu, slâm inklâb, yâni medeniyeti kadar uzun bir hamle yapmad. Bu medeniyet okyanuslar birbirine birletirdi, çeitli rktan insanlar birbirine kaynatrd, tarihleri birbirleriyle hamur yapt. (Sosyoloji Notlar ve Konferanslar, s.119-187)
“UTANILACAK MÂZS OLMAYAN MEDENYETN ÇOCUKLARIYIZ”
Dou ve Bat medeniyeti telakkisinde tavr nettir. Medeniyet kimliinde devrinin aydnlarna göre hayli keskin ve millîdir. Ona göre biz apayr bir medeniyetin çocuklaryz; Bat’ya düman bir medeniyetin, bambaka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asil, çok daha insanca, utanlacak mâzisi olmayan, insanla büyük hizmetleri olmu, çalar kapatp çalar açm bir daha büyük bir medeniyetin çocuklaryz. Fakat medeniyetimiz slâmî duruumuzdaki fetretten dolay hâkimiyetini kaybetmi ve Bat medeniyetinin tesiri altna girmitir. Bu tesir kimilerini kendi medeniyetinden utanan ve reddeden bir malubiyet kimliine sokmutur. Suç aydnlarndr. (Sosyoloji Notlar ve Konferanslar, s. 195)
“ÎMAN VE AMEL MEDENYET”
Osmanl medeniyetiyle Avrupa medeniyetinin hiçbir benzerliinin olmadn söyler. Osmanl medeniyeti Avrupa medeniyeti gibi lâdinî ve pozitivist çerçevede kelime ve kitap medeniyeti deildir; îman ve amel medeniyetidir. (Kültürden rfana, s.384) Osmanl’y Bat’dan üstün klan insana bakdr. Osmanl için insan ulûhiyetin nüsha-y suras; yâni âlemin küçük bir nüshas olarak mukaddes ve muhteremdir. Batda yok bu. Bat evvelâ kendi insanna kar zâlimdir. Batnn tarihi, bir snf kavgas tarihi. Osmanl Türk’ünü, Avrupa insanndan ayran bir baka hususiyeti de, fedakârl ve devletle bütünlemesidir. Osmanl Türk’ü lây-i Kelimetullah için hayatn seve seve feda eder. Avrupa insan menfaati için devletine hizmet eder. (Kültürden rfana, s.383-385)
“BATI MEDENYET TANRI’YI DA NSANI ÖLDÜRMÜTÜR”
Ona göre, Bat’nn seküler ve sömürgeci medeniyeti Tanr’y öldürdükten sonra insan da öldürmütür. Bir medeniyetin baka bir medeniyete istihâle etmesi ham hayâldir. Bu hayâli çok pahalya ödedik. Bir medeniyet baka bir medeniyetten ancak malzeme alr. Her müessese her iklimde gelimez. Kendi tarihimizi, kendi bünyemizi bilmeden, tarihine yabanc olduumuz bir dünyann müesseselerini aynen benimsemek hatâlarn hatasyd. Batllamak ahsiyetsizlik, erimek, yok olmaktr, benimsediimiz bir idam hükmüdür. (Kültürden rfana, s. 391) Medeniyetler birbirlerine indirgenemezler. Bat bir madde medeniyetidir, Bat benim anti-tezimdir. Ben, Baty yok etmek için, temessül etmek için asrlarca savamm. Medeniyetler temessül edilemez. Eer, millet çapnda düüneceksek, millet vardr, Osmanl kültürü vardr, biz varz. Batnn teknik üstünlüü vardr, o kadar. Tekniin tek hedefi insann saadeti olmaldr.” (Sosyoloji Notlar ve Konferanslar, s.202-270)
“BÜTÜN KUR’ÂN’LARI YAKSAK, AVRUPALININ GÖZÜNDE OSMANLIYIZ, YÂNÎ SLÂM”
Osmanl ile Bat arasndaki husumetin altnda toprak fütuhat deil, medeniyet, yâni din ayrl vardr. Avrupa medeniyeti Osmanl-slâm medeniyetine asrlarca dümanlk etmitir. Kendi ifadesiyle, “Bütün Kur’ân’lar yaksak, bütün câmileri yksak, Avrupalnn gözünde Osmanlyz; Osmanl, yâni slâm. Karanlk, tehlikeli, düman bir yn! (…) Haçl ordularn bozgundan bozguna uratan korkunç ve esrarl kuvvet.” (Umrândan Uygarla, s.9)
MEDENYET M, UMRÂN MI?
Medeniyetin slâmiyet olduuna kalbiyle fikriyle inanan Cemil Meriç bu mevzuda “umrân” kelimesini skça kullanr. Umrân kelimesini kullanan iki ahsiyet var: bn-i Haldûn ve Cemil Meriç. “Umrândan Uygarla” adl kitabnda (s.98) bn-i Haldûn’un umrân kavramn öne çkarr. Haldûn’un, umrân bir kavmin yaptklarnn ve yarattklarnn bütünü, içtimaî ve dinî düzen, âdetler ve inançlar olarak târif ettiini, umrâna yükledii mânann medeniyet kavramndan daha ümullü ve Avrupa'nn hiçbir zaman hiçbir kelimesiyle kucaklayamayaca bir bütünlüe sahip olduunu söyler.
“UYGARLIK MÂZSZ, MÛSKSZ BR HLKAT GARBES”
Ona göre umrân kelimesinde derinlik ve kuatclk vardr: “Yalnzca bilgiyi deil irfân ve bilgelii de anlatr; ehri ve bâdiyeyi de (kr, çöl) içine alr. Umrândan habersizdik, medeniyete de snamadk. nsanln tekâmül vetiresini ifade için kendimize lâyk bir kelime bulduk: Uygarlk. Mâzisiz, mûsikisiz bir hilkat garibesi. Umrân' içtimaî hayatla karlayabiliriz. Haldun için temeddün’le (medenileme) umrân farkldr. Temeddün: ehir medeniyeti. Umrân, hem bedevîlii hem hadarîlii kucaklar.” (Umrândan Uygarla, s. 98)
“MEDENYET HALK UURUNDA AVRUPA ÇARIIMI YAPMITI”
“Umrân” kelimesini tercih etmedikleri için Tanzimatçlar tenkit eder. Ahmet Cevdet Paa'nn medeniyet târifini gerçekçi bulur, fakat umrân gibi kucaklayc bir kelimeyi, “medeniyet gibi müphem ve mâzisiz bir lafza feda” ettiini de söylemeden edemez. “Müphem, mâzisiz” ifadesiyle slâmî, yâni Medine mânasnda medeniyet kavramn kastetmediini ve medeniyet kelimesine kar olmadn belirtelim. “Umrân” kelimesine hususî bir deer verse de, medeniyet kavramna dair hayli yazlar var. “Kültür ve medeniyet” balkl yazsndan birkaç cümle: “Arap aydnlar, bedevî umrân ilkel kültür, hadarî umrân medeniyetle karlamaktadrlar. Medeniyet kelimesi, ilmî ve teknik gelime, ehirleme, sosyal organizasyonun giriftlii bakmndan daha ileri bir aamada bulunan toplumlar için kullanlr. Kelimenin eski anlam bu idi. Zamanmzda daha çok, sanayileme, modernleme, gelime gibi lafzlar tercih edilmektedir. Medeniyet kelimesinin beraberinde getirdii deer hükümlerinden syrlmann baka çâresi yoktur.” (Kültürden rfana, s.17-44)
Tanzimat’tan Cumhuriyete kadar medeniyet kelimesine civilization, Avrupallama, asrîleme gibi olumsuz mâna yüklendii için medeniyet kavram millet nezdinde Frenkleme olarak anlalmtr. Aydnlar tarafndan müdafaa edilmesine ramen medeniyet kelimesinin halk tarafndan sevilmediini, üpheyle bakldn, medeniyet kelimesinin Bat’nn gizli emellerini güzel göstermeye yarayan bir örtü gibi görüldüünü, Avrupa'dan gelen her mefhum gibi garaz- nefsani ve tek dii kalm canavar olarak anlaldn ve aydnlarn Tanzimat'tan bu yana medeniyetin Bat medeniyeti olduuna îman edip bu ekilde anlatmasndan dolay halk uurunda düman bir Avrupa, sefahat ve fuhiyat çarm yaptn ifade eder. (Umrândan Uygarla, s. 96-97)
Ona göre, Tanzimat “Bir medeniyetin fethi deil, bir rzn teslimi” dir. Tanzimat’la Avrupa, Mason localaryla, özel mekteplerle, mürebbilerle içimize girmitir. (Krk Ambar, s.280)
Hülâsa- kelâm; fikir dünyasndaki med-cezirlerine ramen Cemil Meriç, katksz bir medeniyet müdafimizdir. “Türk slâm medeniyeti ahlâka, feragate dayanan bir medeniyet, gerçekletirdii deerler edebiyattan da, felsefeden de, ilimlerden de muazzez. Ben bu mazlum medeniyetin sesi olmak istiyorum” diyerek, görmeyen gözlerine ramen medeniyet dâvasnn en keskin kalemi olmutur. (Maaradakiler, s. 325)
Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey |
16-06-21 |
||
| E mail: yenisoz.com.tr | Tweet | ||